Skip to content

Aİle Dizimi ve Dinamikleri Nedir?

Sangeet Erdoğan Şemsiyeci ile yapılmış bir söyleşidir

Sangeet Erdoğan Şemsiyeci ile yapılmış bir söyleşidir

Yaptığınız çalışma nedir?

Biz seminerler veriyoruz. İki gün süren seminerler. İlk gün sistemi anlatıyoruz. Yani aileyi oluşturan sistemi. Ve sistemde ne tür dinamiklerin nelere sebep olduğun anlatıyoruz. Ertesi gün de bu bilgilerin insanların hayatındaki birebir karşılığının neler olduğunu katılımcılar görüyorlar.

Nasıl? Biraz açar mısınız?

Açmaya çalışayım. Bazı zorlukları olsa da anlatmak için çaba sarf edeyim. Çünkü bu çalışmayı henüz katılmamış birisinin tam olarak anlayabilmesi pek mümkün değil. Bir düzeyde anlatmak ve anlamak mümkün olabilir. Çünkü bu çalışmaların hayatta kıyaslanabileceği bir karşılığı maalesef yok. Ama yaşadığınızda bunun gerçekliğini doğrudan hissedip anlayabiliyorsunuz. Ben bu kısıtlamalara rağmen deneyeceğim.

İnsan bir sistemin parçası olarak var oluyor. Bir birey olarak elbette kendine hastır herkes. Ancak bir ailenin yani belirli bir kaderin içerisine doğduğunda insan kendisini bilmeden ve tanımadan evvel ailesini tanıyor ve onlar aracılığıyla insan olma yolunda ilerliyor. Ailesinin o bireye davranış şekline göre bir kişi haline geliyor.

Aile bir sistem olduğundan ve sistemdeki her bir parça tüm sistemde bir işleve sahip olduğundan, bir bireyin başına gelen şey tüm sistemi etkiliyor. Biz genelde bu bağlantıyı tam olarak kavrayamayabiliyoruz. Ama bu kesinlikle böyle. Sistem deyince de sadece anne baba ve kardeşler değil söz konusu olan: yedi kuşak boyunca yaşamış anne baba tarafındaki tüm ebeveynler bu sisteme dahil oluyor. Ayrıca kan bağı olmasa da bazı özel durumlarda diğer kişiler de dahil olabiliyor.

Bu dahil olma ne demek? Biraz açayım. Bir kimse sizin sisteminize dahil ise o zaman o kişinin başına gelen herhangi bir olay, özellikle travma çözümlenmeden kaldıysa sonraki kuşaklara yani bizlere miras gibi aktarılıyor. Kısacası insanlar sadece mal-mülk değil çözümlenmemiş ve bitmemiş problemleri de miras alıyor. Kaderinin bir parçası olarak. Daha doğrusu bu bitmemiş ve dengelenmemiş olan adaletsizlikler bizlerin yaşamlarının kendisine yani kaderimize dönüşüyor.

Nasıl ve neden böyle oluyor ki?

Yeni doğan bir bebek tam olarak saftır ve yüzde yüz masumdur. Bu masumiyet ve açıklık kendisine gelen tüm enerjiyi olduğu gibi hiç dışlamadan sahiplenmesine sebep oluyor. Örneğin dedesi bir kimseye haksızlık yaptıysa ve bu torunun babası yetişkin ise olay olduğunda, dedenin oğlu yani torunun babası bilinç sahibi olduğundan kendi babasının yaptığı haksızlığı üstlenmeme seçeneğine sahiptir. Ancak haksızlığa uğramış olan insanların acıları ve kayıpları bu dedenin aile sisteminde vicdani bir yara açacaktır. Dede zaten bu haksızlığı yapan kişidir. Oğlu da bu haksızlığı üstlenmeme şansına sahiptir. Ama bu vicdani yaranın acısını hissetmek zorundadır bu sistemde birileri. Ve masum olan kişi bu acıyı hissedecektir ve bunun dengelenmesini kendi yaşamını feda etme pahasına sistem adına üstlenecektir.

Kısacası masum olan bir çocuk masum olmayan kendi atalarının vebalini ödemeye çalışacaktır. Bizde bu pek çok şekillerde atasözü olarak aktarılmıştır. Bu bizlerde yaşam tecrübesi olarak kadim gelenekte ve kültürde bilinmektedir.

Şimdi bu mekanizmanın tamamen nasıl işlediği bulgulandı ve mekanizmanın neden işlediği ve nasıl düzenleneceği biliniyor. Bu bir söylence yahut ataların bize dolaylı yoldan aktarmak zorunda kaldığı bir bilgi değil. Psikolog ve psikiyatrların uzun yıllar üzerinde çalışıp mükemmelleştirdiği bir sistemik terapi halini aldı.

 

Peki Seminerlerde bunu nasıl aktarıyorsunuz?

İşte bu bahsettiğim ve çözümlenmiş olan aile dinamikleri belirli pozisyonlardaki kişiler arasında nasıl işliyor onları detaylarıyla anlatıyoruz. Örneğin anne baba- çocuk dinamikleri ya da evlilik ve ilişki dinamikleri gibi başlıklarda seminerlerimiz var.

Anne babanın çocuğa karşı temel olarak hangi dinamiklerle yaklaşması ve nelere dikkat etmesi gerekiyor anlatıyoruz. Bunlar o kadar temel ve o kadar olmazsa olmaz bazı bilgiler ki bu temel dinamiklerin farkında olmadan bir çocuk yetiştirme söz konusu olduğunda hayat boyu sürecek pek çok problem herkesin kaderi haline gelebiliyor. Oysa çok temel ve anlaması son derece basit temel dinamikleri anlayacak olsa aileler çok rahatlayabilecektir.

Bu tıpkı bir yazılımın temel kodları gibi düşünülebilir. Bu kodlar çözümlenmeden problemlerin çözülmesi mümkün değildir. Yanlış fonksiyonlar devrededir. O zaman programın yapması gerekeni başarması mümkün değildir. Bu kodların dilini anlamak en başta gelen ihtiyaçtır.

Bu anlamda Aile Dinamikleri Seminerleri yaşamın en temel konuları hakkındaki şifrelerin çözümlerinin halka sunulması olarak düşünülebilir. Aile Dinamikleri adı üzerinde aileyi oluşturan anne baba ve çocuklar arasındaki ilişkilerin en temel dinamiklerinin deşifre edilmesidir.

Seminerin ilk gününde yaptığımız şey bu: deşifre edilmiş kodları anlatıyoruz ve öğretiyoruz.

Bizler her ne kadar yaşadıklarımızın çok özel olduğunu ve sadece bizlere özgü olduğunu düşünsek de aile sistemi ve onun etkileri söz konusu olduğunda hangi problemlerin ne türden geçmiş olaylarla ilişkili olabileceğini bilmek ve kavramak mümkündür.

Zaten ikinci gün yaptığımız uygulamalar da bozuk yahut işlevsiz olan kodların neler olduğun tespit edip o kodları yeniden yazdığımız çalışmalar yapıyoruz. Yani doğrudan bu yazılıma müdahale edilerek doğru kodlama yapılıyor!

Bu tabi ki bir teşbih, benzetmedir. Ne insanlar bir bilgisayardır ne de onların kaderi birer yazılım kodudur. Sadece neyin nasıl işlediğini anlatmak için dolaylı bir benzetme yapıyoruz. Dediğim gibi bu benzeri olmayan bir çalışma olduğundan mecburen bildiğimiz bir şeye benzetmeye çalışıyoruz. Sadece pratik sebeplerden bu şekilde anlatmaya çalışıyoruz.

Seminerler kimler için uygundur?

Bu seminerler her insanın birer anne babası olduğu için, çoğu insanın çocuğu yahut ilişkisi olduğu için istisnasız her yetişkin bireyin hayatındaki en temel konuları derinlemesine kavraması ve yaşam boyu bu bilgilerden faydalanması için tasarlandı. Kısacası herkes için uygun ve yararlı bir seminerdir. Her yetişkin bireyin en az bir kez bu seminerlere katılması bizim misyonumuzdur. En az bir seminer…

Çünkü bu seminerlerdeki bilgi ve tecrübeler bir yetişkinin kendi anne babası ve kardeşleriyle, ilişkide olduğu kişi ile, (varsa) çocukları ile hatta iş hayatındaki ilişkilerinde her zaman kullanabileceği, gözlemleyebileceği ve test edebileceği son derece pratik bilgileri sunuyor.

Sizin farkınız nedir?

Buradaki bilgileri başka kimse bu şekilde sunmuyor. Bu tamamıyla her yetişkin bireyin ihtiyacını duyduğu bilgilerin hiçbir hazırlık düzeyi gerektirmeden edinebileceği bir formattır. Bizim kendi ürettiğimiz içeriktir. Tamamen orijinal olarak hazırlanmış bir sunum ve uygulamadır. Aslında bu seminerlere bir tür yaşamı kullanma kılavuzu diyebiliriz. İnsan ilişkilerini anlama kılavuzu. Çünkü bu bahsedilen dinamikler istisnasız her bireyin tabi olduğu ve ihlal ettiğinde muhakkak belirli ve kesin sonuçlar üreten birer mekanizmadır.

Bu bilgiler yaşamın içerisinden süzülmüştür. Bizzat bu yöntemin yaratıcısı tarafından on binlerce insanla yapılan çalışmalarla ortaya çıkmıştır. Sonrasındaki binlerce uygulayıcı tarafından bu dinamiklerin doğruluğu defalarca doğrulanmıştır ve doğrulanmaya devam etmektedir. Ortaya çıkan fayda inanılmaz derecede kesindir.

Bu bilgiler yaşamın kendisinden süzülerek ortaya çıkmıştır. Bu ilkelerin on binlerce aile sistemindeki işleyişi tespit edilmiştir. İnsan varlığının en temel aidiyet ilişkileri ve prensipleri deşifre edilerek ortaya konmuştur.

Tüm bu bilgi ve tecrübenin özünü bu seminerlerde en temel haliyle halkla paylaşıyoruz. Bu bilgilere tabi olan ama neye tabi olduğundan haberi bile ol(a)mayan geniş halk kitlesine anlayabileceği sadelikte ve kolayca alabileceği örneklerle sunuluyor.

Bu bilgiler zaten insanların hayatlarında yaşadıkları gerçeklere tekabül ettiğinden elbette derin bir farkındalık ve bilinçle anlaşılabiliyor. Bu bilgiler insanların doğru ilişkiler kurmaları için birer fener işlevi görüyor.

Ailedeki hiçbir şeyi değiştirmeye gerek kalmadan bu prensiplerin farkında olmak bile kendi içerisinde yeterli olmaktadır. Çünkü bu yöntemle zaten var olan aile içerisindeki sevginin sağlıklı bir biçimde akabilmesi için zemin oluşturulmuş oluyor.

İnsanların mutluluğu ve gelecek kuşakların sağlıklı ve doğru prensiplerle yetiştirilmesi için bu seminerlerin herkese mümkün olduğunca ulaştırılmasına hizmet etmeye çalışıyoruz.

Çünkü geleneğin yetemediği, dinsel olan bakış açısının çözemediği noktada Aile Dinamikleri Yönteminin sunacağı şeyler ile yaşamda denge sağlamak ve saygı temelli ilişkiler tesis etmek mümkün olabilmektedir.

Bu ülkedeki her birey bir şekilde bu seminerlerde sunulan eğitim içeriğine erişene kadar bizim işimiz bitmeyecek. Aile Dinamikleri Akademisi olarak bizzat şahsımız ve yetiştirmekte olduğumuz öğrencilerimizle misyonumuz budur.

  

Aile Dinamikleri Nedir?

Aile Dinamikleri Akademisi Psikolojik Danışman Erdoğan Şemsiyeci tarafından kurulmuştur.

Halihazırda İstanbul, Ankara ve İzmir’de Aile Dinamikleri Eğitim Seminerleri verilmektedir. Bu eğitimlerde Aile’den kaynaklı pek çok olayın kişinin hayatı üzerinde ne türden etkiler yarattığını ve bu etkilerle nasıl bilinçli bir şekilde başa çıkılabileceğine ilişkin eğitimler verilmektedir.

9 başlık altında toplanan Aile Dinamikleri Seminerleri ile toplumun geniş kesimlerinin kendi hayatlarını etkileyen ailevi olayları anlamasına ve bu sayede atalara daha saygılı bir tavır ve anlayış geliştirilmesine hizmet edilmektedir.

Aile içerisinde var olan bazı kalıpların insanların evlilikleri ve ilişkileri üzerinde kesin bir etkisi mevcuttur. Bu etkilerin ne olduğu ve nasıl işlediği yıllar içerisinde on binlerce insan üzerinde yapılan aile dizimi çalışmalarıyla doğrulanmıştır ve her insanda istisnasız çalışmaktadır.

Aile Dinamikleri seminer ve eğitimleri ile bu var olan bilgi ve tecrübeye dayalı dinamiklerin neler olduğunu ve insanı nasıl etkilediğini, olumsuz etkilerin nasıl çözümlenebileceğini öğretiyor ve aktarıyoruz.

Aile Dinamikleri Seminerleri başka benzeri olmayan bir şekilde sadece Erdoğan Şemsiyeci tarafından herkese açık eğitimler şeklinde sunulmaktadır. Bu eğitimler özellikle ondan yaralanmak isteyen her insanın anlayabileceği ve doğrudan hayatına uygulayabileceği şekilde aktarılmaktadır.

Seminerin ilk günü aile dinamiklerinin neler olduğunu ve hangi ilkelerin ilişkiler üzerinde kesin etkisi olduğunu aktarıyoruz.

İkinci günde yaşanan problemler üzerinde uygulamalar yaparak çözümlerin neler olduğunu gösteriyoruz.

Bu Yöntem Nasıl Oluştu

Aile Dinamikleri, Aile Dizimi yahut Hellinger Terapisi olarak da tanınmaktadır. Familien Aufstellung adıyla 90’lı yıllarda Almanya’da ortaya çıkmıştır. Ailenin kuşaklar boyu, birbirine görünmez bir bağla bağlı olduğu anlayışına dayanmaktadır.

Ülkemizde Aile/Sistem Dizimi olarak da bilinen bu çalışmalarda bulgulanmış olan insan ilişkilerindeki psikolojik dinamiklerin öğretildiği eğitimlere Aile Dinamikleri denmektedir.

Bireyi, içinde doğduğu ailenin şekillendirdiğini bulgulamış olan bu yaklaşım, ailenin belirli bir sistem oluşturduğunu göstermiştir. Psikolojik rahatsızlıkların önemli bir kısmına, hatta belki de çoğunluğuna içinden çıktığımız kök aileye mensup aile bireylerinin başına gelmiş olan problemler sebep olmaktadır. Bu tür travmalara, “kuşaklararası travma” denmektedir. Önceki kuşaklarda yaşanmış kimi önemli travmalar sonraki kuşakların çözümlemesi için aktarılmaktadır ve bu süreç otomatiktir. Kişinin tercihine bağlı değildir, bilinçli bir süreç değildir.

Ne zamandır biz bunu yapıyoruz

Aile Dizimi terapilerini 7 yıldır yapmaktayız. Toplamda 1500’e yakın dizim uygulaması yapmış durumdayız. Yüzden fazla grup çalışması organize edilmiştir. Ayrıca bireysel seanslar da yapılmaktadır.

Aile Dinamikleri eğitimleri ise dünyada başka bir örneği olmayan bir eğitim sürecidir. Sadece aile Dinamikleri Akademisi olarak Erdoğan Şemsiyeci’nin yarattığı eğitim sürecidir. Bir yıldır Türkiye’nin üç şehrinde eğitimler ve seminerler yapılmaktadır.

İlk yılda toplam 50 öğrenci eğitimlere devam etmektedir.

2019 yılında vereceği mezunlarıyla birlikte aynı eğitimler Türkiye’nin 10 şehrinde verilmeye başlanacaktır.

Dünyadaki örnekler?

Aile Dizimi ismiyle bilinen uygulamalar 90’lı yılların başlarından itibaren önce Avrupa’da sonrasında 2000’li yılların ortalarından itibaren de Türkiye’de ve dünyanın kalan kısımlarında yaygınlaşmaya başlamıştır.

Yöntemin pratikliği ve kısa sürede çözüm üretme kapasitesi sayesinde on binlerce insan bu yöntemin faydalarını tecrübe etmektedirler.

Yöntem giderek aile dışında insanların belirli amaçlar için oluşturduğu her türden sistemlerde de uygulanmaya başlamıştır. Pek çok çok uluslu firmanın da içinde bulunduğu kurumsal uygulamalar halen sürdürülmektedir.

Yöntemin Etkileri ve Sonuçları Nelerdir?

Yöntemin odak noktası herhangi bir problemi çözmek olmamakla birlikte pek çok insanı çok sayıda problemi çözülmektedir.

Yöntem neden odağına problemleri çözmeyi hedeflememektedir hemen sormak ve cevabı almak gerekecektir. Söyleyelim. Konumuz insanların başına gelen hakiki olaylar ve yaşanmış hakiki kaderlerdir. Dolayısıyla değiştirilecek yahut daha iyi hale getirilecek hiçbir şey söz konusu değildir.

Problemler esasen yaşanmış olay ve kaderlerin bugün bilinçsizce tekrar edilme eğiliminden kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla yöntem sadece bilinçsizce, otomatik olarak tekrar edilerek çözümlenemeyecek olanı çözümlemeye çalışan bilinçdışı etkileri görünür kılmaktan ibarettir. Kişi kendisinin problem yaratarak yahut problemi bugüne taşıyarak çözmeye çalıştığı şeyin anlamsızlığını anlar ve görür.

Bu da problemlere odaklanmadan sadece bilinçsizlikten kaynaklanan sevgi nedeniyle olur. Buna kör sevgi diyoruz. Kör sevgi ile kendimize yarattığımız problemleri çözmek için uğraşmadan sadece bilinçli sevgiye geçiş yapmaktayız.

Bilinçli hale gelen sevgi özgür bırakır, saygı duyar ve geri çekilir. Sadece kendi alanına ve bilincine odaklanır ve gerisini sevginin kendisine bırakır. Sevgi akar hale geldiği andan itibaren problemler anlamsızlaşıp kaybolur. Bu tıpkı karanlıkta bir yerlere çarpıp durarak kendimizi yaralamaya benzer. O yaraları iyileştirmek için kaygılanmak yahut bir yerlere çarpmamak için kurallar geliştirmeye çalışmaktansa sadece tek bir mum yakmak tüm problemleri ortadan kaldıracaktır. Bir anda her şey görünür olur ve ne yaralanma kalır ne de yaraları iyileştirmeye gerek kalır…

Yöntem, bu şekilde problemleri çözmektense problemleri yaratan bilinci değiştirir.

Bu sayede pek çok insan mucize kabilinden değişim ve dönüşümler yaşamaktadır. Ancak problemleri önemsemeyen yöntem ve perspektif neyin değiştiğini yahut iyi hale geldiğini de çok umursamaz. Kısacası bu çalışmalara katılan kişilerde neyin daha iyi olduğunu biz sormayız. Bunun cevabının peşinde koşmayız.

Soru Sor
Yardımcı Olabilir Miyiz?
Merhaba!
Size nasıl yardım edebiliriz?